Uzun zamandır gitmek istediğim Sansarak Köy’üne ve kanyonuna nihayet ağustos ayı başında gitmek nasip oldu. Erhan, Kamber ve Nuri ile hazırlıkları yapıp yola çıktık Erhan’ın yeni aldığı arabası ile. İznik ilçe merkezine 17 km mesafede olan Sansarak köyüne eski adı “Sarı Kısrak” 5 saat süren yolun ardından ufak bir aksaklık dışında çok kolay ulaştık. Köye girdiğimizde kendinizi Anadolu’da hissediyorsunuz, mutlaka görülmesi gerekir, kerpiç evler, çeşme başında bakışan kızlar ve oğlanlar tam bir eski Türk filmi misali. Zaten rahmetli Kemal Sunal’ın “Davacı” filmi burada çekilmiş, sanırım köyün meydanında 2 kahvehane var mutlaka burada çay içmelisiniz odun ateşinde çok lezzetli, Köylü geçimini ...
Demet, önerdiğim alternatif planların içinden Soğucak yaylası gezisini tercih etti. Pazar sabahı 10.00 gibi yola düştük. Tem üzerinden Sapanca’ya doğru çıktık. İstanbul çıkışında birçok kez sağanak yağmur’a yakalandık. Yol üzerinde dikkatsiz, aşırı süratli, aceleci sürücülerin kazalarına şahit olduk. Yinede hiç bir şey bizi yolumuzdan caydırmadı. Bir buçuk saat gibi bir sürede Sapanca’ya vardık. Kahvaltı yapmak için her zaman ki gibi Nasibim Alabalık lokantasındaydık, güzel bir kahvaltıdan sonra Soğucak yaylası için tekrar yola koyulduk. Fakat Soğucak sapağına geldiğimizde yolun çok bozuk olduğunu farkettik. Ortalama 15 km hız ile ilerliyorduk, yolun birçok yerinde sel sularından oluşan yarıklar mevcuttu. Gördüğümüz onca olumsuzluk yanında ...
Temmuz ayının ilk haftası bizi yine doğa çağırıyordu bizde bu daveti geri çeviremezdik çevirmedikde, Cumartesi öğleden sonra Erhan ben ve Kamber arabamızı hazırladık Serindere yolculuğuna başladık, yine bu sene Demet ile mart ayındada Serindere'ye gitmek istemiştik ama yollar bizi korkutmuştu bir çok yerde toprak kayması olmuştu Serindere'ye ulaşamadan Sapancaya gitmiştik, bu sefer daha bilinçliydik yolda gördüğümüz bir çok kaza bizi ürkütmüştü ama yola dikkatli şekilde devam ettik. Yuvacık barajına geldiğimiz de köylülerden Serindere ye nasıl gideceğimi sorduk ama herkez ayrı bir yol tarif etti kafamız allak bullak olmuştu iki saat boyunca boş boş dolanıp durduk sonra mucizevi bir şekilde Serindere ...
Cuma aksamı iş çıkışı Uğur ve Mert ile Bozcaada’nın yolunu tuttuk yorucu bir yolculuk oldu. Çanakkale’ye kadar yol boyunca sağanak yağmur altında gitmek zorunda kaldık, Geyikli’den tekrar vapura binerek Bozcaada’ya ulaştık hemen kamp yerini ayarladık bir kaç saati uyuyarak geçirdik öğleden sonra ada çevresini ve kaleyi gezdik aksam da Portekiz Türkiye maçını izledik 2-0 yenilmesi ile üzüldük. Maç bitimi etlerimizi alıp mangal yapmak için kamp yerine gittik ama Mert’in mızmızlanmış hali ile mangal zehir madunda geçti uykusuzluk sanırım Mert’i huysuzlaştırdı:. Yoğun tartışmalar sonunda çadırda üç kişi kalmayı arkadaşlara kabul ettirdim sabahta çok memnun olduklarını gördüm. Sabah kahvaltını yaptık öğlen tekrar vapura ...
Hesapları Bozcaada’ya gitmek için yaparken hesapların tutmamasının ardından kendimizi hocanın evinde bulduk iyide oldu hocanın o lüküs dağ evinde sabah 4 kadar oturup muhabbet ettik ve film seyrettik(sanırım kimse Fransız usulünü unutamamıştır:))ama saygıdeğer imam efendimiz bize o engin koleksiyonunu göstermemekte ısrar etti bizde ısrarcı olmadık kısmetse bir dahaki sefere, ardından herkes uykuya daldı. Sabah olduğunda hoca bey bize güzel bir kahvaltı hazırladı çaylar da dağ suyundan yapılmış, yumurtalar tereyağında kızarmış of of yemede yanında yat misali birde patlıcan reçeli ilginç bişeydi karanfil kokulu kahvaltı faslından sonra hep birlikte yola cıktım sülüklü göle gitmek için yaklaşık bir saatlik yolcuğun ardından sülüklü ...
Geçen hafta sonu arkadaşlarla Yedigöller gittik çok eğlenceli müthiş yorucu ve bi o kadar da güzel bir gündü sabah 5 te ben, Oktay, Turgay, Erdal ve Mustafa amca ile yola çıktık otobandan ağır ağır 90km. geçmeden, Bolu’nun içine girdik alışveriş yaptık sonra Yedigöller milli parkı sapağında dönüp çok bozuk yola giriş yaptık 42 km tozun toprağın içinde kaldık. Yedigöller’e vardığımızda derin bir oh çektik ve saatte 12 olmuştu çok acıkmıştık hemen peynirli yumurtamızı Mustafa amca hazırladı ve közde çay çok iyi gelmişti yemeği edikten sonra göllerin etrafında kısa bir tur attık ardından duraksız tavuk ve köftelerimizi yedik ...
Uzun zamandır gitmek istediğim Sansarak Köy’üne ve kanyonuna nihayet ağustos ayı başında gitmek nasip oldu. Erhan, Kamber ve Nuri ile hazırlıkları yapıp yola çıktık Erhan’ın yeni [...]
Demet, önerdiğim alternatif planların içinden Soğucak yaylası gezisini tercih etti. Pazar sabahı 10.00 gibi yola düştük. Tem üzerinden Sapanca’ya doğru çıktık. İstanbul çıkışında [...]
Temmuz ayının ilk haftası bizi yine doğa çağırıyordu bizde bu daveti geri çeviremezdik çevirmedikde, Cumartesi öğleden sonra Erhan ben ve Kamber arabamızı hazırladık Serindere yolculuğuna [...]
Cuma aksamı iş çıkışı Uğur ve Mert ile Bozcaada’nın yolunu tuttuk yorucu bir yolculuk oldu. Çanakkale’ye kadar yol boyunca sağanak yağmur altında gitmek zorunda kaldık, Geyikli’den [...]
Hesapları Bozcaada’ya gitmek için yaparken hesapların tutmamasının ardından kendimizi hocanın evinde bulduk iyide oldu hocanın o lüküs dağ evinde sabah 4 kadar oturup muhabbet ettik ve [...]
Geçen hafta sonu arkadaşlarla Yedigöller gittik çok eğlenceli müthiş yorucu ve bi o kadar da güzel bir gündü sabah 5 te ben, Oktay, Turgay, Erdal ve Mustafa amca ile yola çıktık otobandan [...]